Önsüz

ÖNSÖZ

Allah-u Teâlâ bu âlemi kurup yer küresi üzerinde mahlûkatın Sultânı ve mükerremi olan insanı yarattıktan sonra iyiyi, kötüyü, doğruyu, eğriyi, hakkı, bâtılı bir birinden ayırabilmesi için ona akıl tâcını giydirmiş ve bir lûtf-u Sübhâni olarak da muhtelif zamân ve mekânlarda hakîkat, kurtuluş ve saâdet yolunu gösteren, dalâlet ve şekâvet yolundan korkutan Peygamberler göndermiş, kitâblar indirmiştir.

Peygamberlerin en sonuncusu olarak Hazret-i Muhammed Sallâllâhu aleyhi ve sellemi göndermiş ve kendisine kitâbların en sonuncusu olan Kur'ân-ı Kerîm'i indirmiştir.

Hazret-i Peygamber'e Kur'ân-ı Kerîm'le bidirilen Şerîat-ı İslâmiyeye, gelecek bütün insânların ihtiyaçlarına cevâb verebilecek bir vasıfta gönderilmiş olup kıyâmete kadar bâkî kalacaktır.

Maddî- ma'nevî saâdet meyvası veren Şerât-ı İslâmiyye ağacı, Hazret-i Peygamber'in irtihâlinden bir müddet sonra dünyânın dört cihetindeki bütün insanların üzerine şefkat ve merhamet kollarını germek üzere dört büyük kola ayrılmıştır.

Bu kollardan birisi de Şâfiî Mezhebi'dir. Bu Mezhebin esâsı da Kur'ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîflerdir.

Şerât-ı İslâmiyye ağacının gövdesinden çıkan bu mezhebler dînin esâslarında müttefiktirler. Yalnız ba'zı dallarda yani fer'î mes'elelerde aralarında ihtilâf olmuştur. Bu ihtilâflar da, muhtelif hâl ve keyfiyyetteki insanlar için rahmet, şefkat ve kolaylık vesilesidir. Bu kitâbı hazırlamaktaki gâyemiz: Herhangi bir mezheb tefrikası veyâ bir üstünlük da'vâsı değil, sâdece İslâmiyyet'in Hak Mezheblerinden birisi olan ve İmâm-ı Şâfiî (Muhammed İbni İdrîs) Radiyallâhu anhın içtihâdı üzere kurulan Şâfiî Mezhebi'nin hükümlerini bildirmektir. Ma'lûmdur ki, memleketimizde 5-6 milyon civârında Şâfiî Mezhebi'nde bulunan vatandaş vardır. Bunların ekserisi de şark tarafındadır.

Uzun zamandan beri, Şafiî Mezhebine mensûb olan bu Müslümanlar için, dinîn hükümlerini bildirecek mufassal bir Şafiî İlmihâli yazılmış değildir.

Onun için zamânımızda böyle bir ilmihâlin yazılması mübrem bir ihtiyâç haline gelmiştir. Evvelden beri bu ihtiyacı hissederek, bu yolda bir eserin yazılıp basılmasını arzu etmekte idim.

Nihâyet Allâhu Teâlâ'dan gelen şevk ve gayretle, ondan yardım dileyerek ve O'nun rahmetine sığınarak, bir Şâfiî İlmihâli hazırlamak için çalışmalara giriştim.

Kitâbın sonundaki listede görüldüğü gibi bu kitabı hazırlamak için Şâfiî Fıkhı'nın esâs kaynakları olan muhtelif Arabça kitâblara mürâcaat ettim.

Fakat fazlaca üzerinde durup, usûllerini ta'kib ederek, istifâde ettiğim kitâb, Erbil'li Şeyh Muhammed Emîn Rahmetu'llâhialeyhin (Tenvîrü'l-Kulûb) adlı eseridir.

Çünkü bu kitâb, gâyet mükemmel olarak hazırlanmış olup, tasnif usûllerini göz önüne alarak dînî hükümleri ve fûru'larını tasnif etmiş guruplandırmış ve sıralandırmıştır.

Bu arada ba'zı kıymetli yardımlarını esirgemeyen, Tillo'lu Fakıyru'llâh (Rahimahu'llâh) ahfâdından Siirt vâizi Abdülkadir Güneş'e de burada teşekkürü bir borç bilirim.

Allâh-u Teâlâ'ya sonsuz Şükür ve Hamd ü Senâlar olsun ki böyle bir eserin hazırlanması bana lûtuf ve ihsân buyruldu.
Eğer bu âcizâne hizmetle, Müslümanlara azıcık olsa dahi bir fayda sağlıyabilirsem kendimi daima bahtiyar addederim. Bu eseri hazırlayarak Müslümanlara faydalı olmak için, a'zamî sûrette kuvvet ve kudretimi sarf ettim. Bununla berâber herhangi bir kusurda bulunmuşsam afivle karşılanmasını dilerim.

Bu kitâbın, Erhamü'r-râhimîn Ekremü'lekremîn olan Allâhu Zü'l-cemâl Hazretlerinden, hazırlayan için ve onun ebeveyn ve ecdâdı için rahmet ve mağfiret vesilesi olmasını dilerim.

Siirt Tillo'lu Şeyh Mücâhid rahimahu'llah ahfâdından
M.Said ÖZDEMİR

Read 10.160 times
In order to make a comment, please login or register